2 Aralık 2015 Çarşamba

OpenSUSE 42.1 Leap İnceleme ve Kurduktan Sonra Yapılması Gerekenler


     Herkese merhabalar. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan OpenSUSE'un en son kararlı ve güncel sürümü olan Leap 42.1'i elimden geldiğince tanıtmaya çalışacağım. Türkiye'de çok yaygın olmayan fakat kesinlikle bilinmesi kullanılması gerektiğini düşündüğüm bir dağıtım olan OpenSUSE; Almanya merkezli bir dağıtım. Novell firması tarafından geliştirilmekte ve Avrupa'da oldukça yaygın.



    Yukarıda paylaşmış olduğum inceleme videosunda olduğu gibi ben Gnome masaüstünü tercih ettim. Fakat çoğunuzun da duyduğu gibi OpenSUSE, KDE denildiği zaman ilk akla gelmesi gereken dağıtımlardan biri.

    Yazımın kalanında OpenSUSE 42.1 Leap'den sadece Leap diye bahsedeceğim. Leap, Linux camiasındaki ilk hibrit dağıtım olmakla övünmekte. Novell şirketinin çıkardığı, Suse Linux Enterprise Desktop 12 sürümü taban olarak kullanılmış. Yani tabanı oldukça olgun, sert, taş gibi, hey yavrum hey bir taban. Fakat korkmayın, dağıtımın her şeyi böyle eski, sert çocuklardan oluşmuyor. Gnome 3.16.2, KDE Plasma 5.4.2, Cinnamon 2.8, XFCE 4.12.1 gibi güncel paketlerle geliyor. "Yea Gnome 3.18'de o niye hala 3.16'da?" dediğini duyar gibiyim. Leap; desktop, server, sysadmin vs. hemen hemen her çevreyi hedeflediği için biraz kararlı bir yapıda olmak zorunda. Ayrıca OpenSUSE'un Tumbleweed adında Rolling Release olan ve daha güncel paketler içeren başka bir sürümü var.



   Eğer server ve development için bir seçenek arıyorsanız SLED tabanı sayesinde Leap'den başka bir şey aramanıza bence gerek yok.

   Yast efsanesini duymuşsunuzdur, karlı bir kış gecesinde, bir bilgisayarın başında kahvenizi yudumlayarak internette gezinirken bir blogda, facebook sayfasında, distrowatchda, veyahut bir sözlük sayfasında denk gelmişsinizdir. Gelmemişseniz bile şuan denk gelmiş bulunmaktasınız zaten. Şöyle ki; konsolda yapabileceğiniz hemen her şeyi, her ayarı, mail server kurulumundan tutun da, kullanıcıyı falanca gruba eklemeye, güncelleme, yazılım kurma, server, firewall, yazıcı, boot manager, sanallaştırma, disk yönetimi, dil, tarih ve saat, açılış ve pencere yöneticisi vb. daha sayamadığım bir sürü şeyi buradan bir iki tık ile ayarlayabilirsiniz. Yukarıda gördüğünüz benim kullandığım openSUSE'dan Yast'ın ekran görüntüsü.

   Başka bir can alıcı konu ise OpenSUSE'un donanım konusundaki yeteneği. Uzun zamandır acı çektiğim AMD - Intel hibrid ekran kartı olayından OpenSUSE beni bir nebze de olsa rahatlattı. AMD marka ekran kartı ve işlemci, chipsete sahip kişiler sıkıntılarını OpenSUSE ile daha rahat çözebilir zannımca. Zaten OpenSUSE'un sitesine baktığımızda "Platinium Sponsor" kısmında kocaman bir AMD logosu görmekteyiz.

   Leap ne yazık ki bir Live CD'ye sahip değil. 4 küsur GB'lık bir kurulum DVD'si iniyor. Kurulum kısmında "Online Repositories" kısmından bilhassa Packman deposunu etkinleştirmenizi şiddetle öneririm. RPM paketlerini kullanıyor olması OpenSUSE için paket sıkıntısı olmayacağının bir göstergesi zaten. Diğer yandan, OpenSUSE'un sitesindeki "packages" kısmından tek tıkla istediğiniz programı kurabileceğiniz bir uygulamaları bile var. Sadece siteye girip install demeniz ve inen paketi açmanız yetiyor.

   Son olarak OpenSUSE her ne kadar KDE'yi en güzel kullanan dağıtımlardan biri olarak bilinse de, SLED öntanımlı olarak GNOME ile kullanıldığından ve taban olarak SLED alındığından dolayı KDE'nin stabilitesi tamamen geliştirici takıma kalmış durumda ve biraz kararsız bir yapıda. KDE ile kullanmak isteyenlere bunu söylemek istiyorum. Ben XFCE ile kullanıyorum ve XFCE'ı böyle güzel başka dağıtımda kullanamadım açıkçası.

   Birkaç kişiden de sistemin çok geç kapandığı şeklinde bir dönüt aldım. OpenSUSE'da benim de kronik sorunumdur kendisi, 13.2 kullandığımda da aynı şey başıma gelmişti ve sorun olarak da "initrd" 'yi bulmuştum. Sanırım OpenSUSE 13.2'yi SLED 12 için taban olarak almışlar ve hala aynı sorun karşımıza çıkmakta.

   Fakat kesinlikle denenmesi, kullanılması, en azından bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

   Keyifle, özgürce kullanın!




1 yorum: